top of page

"19" Bir Fenerbahçe Belgeseli

Bu yazıda, adının “19” olmasına bakmayın; aslında “28” olarak gördüğüm bir şampiyonluğun öyküsünü ve filmimin çıkış noktasını anlatıyorum. Öncelikle filmin adından başlamak isterim. “19” başlığı, şampiyonluk sayılarıyla ilgili bir gönderme değil; 1907’nin “19”una yapılan bir vurgudur.

Filmin çıkış noktasına gelirsek, 3 Temmuz 2011 sabahı gözlerimizi açar açmaz karşılaştığımız ilk haber, Fenerbahçe’nin kazandığı şampiyonluğa ilişkin başlatılan “şike” soruşturmasıydı. Gün boyunca gelişmeleri, olayın asılsız olduğunun ortaya çıkacağı umuduyla takip ettik. Ancak zaman ilerledikçe bu sürecin yalnızca bir soruşturma değil, aynı zamanda bir itibarsızlaştırma süreci olduğunu görmeye başladık. Yıllar içinde ortaya çıkan gelişmeler, bu dönemin ne kadar tartışmalı ve yıpratıcı olduğunu daha açık biçimde ortaya koydu.

“19” adlı belgesel çalışmamda, bu süreçte yaşananları; yazılanları, çizilenleri, yapılan yorumları ve kamuoyuna yansıyan haberleri ele almayı amaçladım. Amacım, 3 Temmuz sürecinin ardından bir sezon boyunca emek veren sporcuların, çalışanların, yöneticilerin ve takımlarını desteklemek için kendi imkânlarıyla tribünlere gelen taraftarların yaşadığı kırılmayı görünür kılmaktı. Bu film, bir iddiayı kanıtlama çabasından çok, bir dönemin yarattığı duygusal ve toplumsal etkiyi kayıt altına alma arzusundan doğdu. 2013–2014 sezonunda kazanılan 19. şampiyonluk, bu sürecin ardından gelen önemli bir dönüm noktasıydı. Bu nedenle belgeselime “19” adını verdim. Bu sayı, yalnızca bir şampiyonluğu değil; aynı zamanda yaşananlara rağmen ayakta kalma iradesini temsil ediyor.

Fenerbahçe Spor Kulübü, futbol dışında yer aldığı farklı branşlarda elde ettiği başarılarla uzun yıllar boyunca önemli bir istikrar yakalamıştır. Buna rağmen, özellikle büyük karşılaşmalar sonrasında yapılan yorumlar ve tartışmalar, kulüp etrafındaki gerilimin ve tartışma ortamının devam ettiğini göstermektedir. Bu belgesel, tüm bu tartışmaların ötesinde, bir dönemin hafızasını kayıt altına alma çabasıdır. Yaşananların nasıl hatırlanacağı, nasıl yorumlanacağı ve hangi duygularla aktarılacağı ise izleyiciye aittir.

Saygılarımla

Şenay Ertorun

25.04.2017

18:00

bottom of page